Doğa, insanlara her daim yol gösteren en büyük bilgedir. Amerikan Yerel Halkı, doğanın bu bilge yanını binlerce yıldır anlamış ve yaşamlarına kılavuz edinmiştir. Doğaya olan bu derin bağlılık, onların kültürlerinde ve sözlerinde derin izler bırakmıştır. Bir Amerikan Yerel Halkı atasözü şöyle der: “Doğa, insanlara ihtiyaç duymaz; ama insanlar doğaya muhtaçtır.” Amerikan Yerel Halkı doğayla uyum sağlayarak bilgelik kazanmış dünyanın en değerli toplumlarından birisidir.
Doğa, insanlara her an bir şeyler öğretir. Bize sabrı, dayanıklılığı, yenilenmeyi ve uyumu öğretir. Örneğin, bir nehrin akışı, zorlukların ve engellerin nasıl aşılabileceğine dair dersler verir. Amerikan Yerel Halkı’nın bir diğer atasözü de bu bilge görüşü destekler: “Bir nehir, insanlara ders verir; sabırla akmayı öğretir.” Nehir, karşılaştığı taşları, kayaları sabırla aşar; tıpkı insanların zorlukları aşması gerektiği gibi.
Doğa aynı zamanda insanların ruhunu besler, onlara huzur ve sükûnet getirir. Amerikan Yerel Halkı için dağlar, ormanlar, nehirler sadece fiziksel varlıklar değil, aynı zamanda ruhani güçlerin kaynağıdır. “Dağlar ruhunuzu temizler; onlarla konuştuğunuzda kalbiniz açılır,” der bir Amerikan Yerel Halkı atasözü. İnsanla doğa arasındaki kaçınılmaz özel bağların ne güzel bir temsilcisidir Amerikan Yerel Halkları…
Doğa, tüm bu öğretileriyle insanlara yaşam yolculuklarında yol gösterir. Modern dünyanın karmaşasında, doğanın bu bilge derslerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarız. Doğayı dinlemek, onunla uyum içinde yaşamak, hem bireysel huzurumuz hem de gezegenin sağlığı için elzemdir. Doğa, sessizce ama güçlü bir şekilde, bize bilgelik dolu mesajlar iletir. Bizim yapmamız gereken ise, onun bu bilgelik dolu fısıltılarını dinlemeyi öğrenmektir.
Unutmayalım ki, doğa gerçekten de en büyük bilgedir ve biz insanlar, onun sonsuz derslerine her zaman açık olmalıyız. Onunla uyum içinde yaşamayı öğrenmek, hem kendimize hem de gelecek nesillere bırakacağımız en büyük mirastır.
WebPeri